Biz

Biz

6 Eylül 2014 Cumartesi

39. Hafta Gebelik

Geldik Son Düzlüğe
  Yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz bizim ufaklıkla. Ufaklık dediğime bakmayın birazcık iri kıyım galiba bizim oğlan :) İki gün önce acile gittiğimizde makrozomi(iri bebek) dediler. Bi telaş aldı beni tabi normal doğum ihtimali ortadan kalkıcak diye. 3800 gr ölçüldü ultrasonda daha vaktinin dolmasına da iki hafta var herhalde 4000 gr dan fazla olcak diye tırstım işin özü. Bende ki sezeryan korkusu malum bide çocukta ortaya çıkabilecek sorunlar derken en kötüsü dolanıp durdu beynimde. Kendi doktorumla olan kontrolümde durumdan bahsettim bebeği tekrar tekrar ölçtü biçti. Onun ölçümlerine göre en fazla 3650 gr. Yani boş yere iki günlük gerginlik,stres. Ölçümlerde yanılma olabileceği,bebeğin sabit durmamasının bile değeri etkileyeceğini öğrenmiş olduk. Yani doğana kadar tam kilosu ne kadar kesin değil benim için. Yinede biraz iri olduğu göbeğime bakınca anlaşılıyor. Bunun dışında her şey yolunda suyumuz güzel,hareketleri yerinde öyle söylenilen gibi son haftalarda azalma yok hareklerinde. Tamam bi o yana bi bu yana hoplayamıyor belki ama ittirmeler oynaşmalar son sürat :)
  Bendeki gelişmelere dem vuracak olursak hala hissedilir derecede sancım yok. Kasılma var elbette ama sancım var diyemiyorum sonuçta ağrısız,karında gerginlik şeklinde. Bel ağrısı ayağa kalkınca doğrulmamı zorluyor. Gününün dolmasına az kala geç mi gelcek acaba diye sorar oldum kendime.! Son günlerde ki mide bulantısı can sıkıcı. Hamileliğimin ilk günlerinde yaşamadığım sıkıntıyı şimdi yaşıyorum. Doğumun yaklaştığın bir belirtisiymiş buda. Neyse ki az kaldı. Ağırlaşmanın ne olduğunu daha iyi anlıyorum. Kendi içime sığamıyorum sanki. Yemek yapmak,evi toplamak bi yana yatmak,oturmak bile sıkıntı. Dolaptan su alıp gelmek dahi yorucu benim için ;) Yine de hareket berekettir diyerek elimden geldiğince hareket ediyor,ev temizliyorum durmadan. Yürüyüş yapamıyorum bari bunları yapıyım. Pelvik ağrı denilen şey zorluyor tabi yürüyemememin asıl sebebi bu. Ee az değil 8 kg yakın bi baskı var. Bacakları açmak yada uyurken dönmeye çalışmak pelvis ağrısıyla sonuçlanıyor. Çok şükür balon gibi şişmedim hala. Ellerim,yüzüm normal gibi ki kilolu olmama rağmen. Ara ara sağ ayağım şişer sadece dinlenince geçer oda. Genel olarak hala iyiyim diyebiliyorum kendime. Kötüysemde iyiyim,değilsemde olacağım :)
  Tek merakımız artık ne zaman? Sürekli arayıp soranlar, doğurmadın mı hala sen diyenler. Telefonları açmamak kimseyle konuşmamak kimseye dert anlatmamak istiyorum ammaa ne mümkün tabi. Her zaman ki gibi şu günlerde de yalnızlık tercihim. Kendi annemin bile yanımda durması fikri hoşuma gitmiyor. Acı çekerken beni izleyen gözlerden mi, tepemde durup da acı içinde kıvranırken çaresiz bakışlardan mı bilmiyorum neden çekindiğimi. O anı hayal ettiğimde bi tek Fatih'in(ki muhterem kocam olur kendisi) yanımda olmasını istediğimi biliyorum. Annem,abim yada başkalarının yanında güçlüyüm pozları vermekten,başkalarının dedikleri dinlemekte,onların endişelerinden kendi endişelerime yer verememekten,gelen sancıyla, kendimle ilgilenemeyeceğimi biliyorum. Bu yüzdendir yalnızlık tercihim. Doğumda mahremiyetin ne kadar kıymetli olduğuda bilinen gerçek. Umarım düşündüğüm,istediğim şekilde ilerler herşey. Ani değişiklikler ve gereksiz süprizlerin benim deli olmamdan başka bi işe yaramadığı bir gerçek. Unutulmamalı ki bu benim hamileliğim,benim doğumum,doğacak olan benim çocuğum. Herşeyden, herkesden önce bana ve düşüncelerime saygı beklediğim. Yok canım zor bulursun sen o saygıyı denilirse sonuç malum 'Hepiniz kapayın çenenizi,rahat bırakın beni!'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder